Dogansehir Kalkınma ve Eğitim Derneği


KÖYDE OKUYAN ÖĞRENCİLER NİÇİN BAŞARILI OLMASINLAR? PDF Yazdır e-Posta
2010

KÖYDE OKUYAN ÖĞRENCİLER NİÇİN BAŞARILI OLMASINLAR?

BİR KİTAP’TA SİZİN KATKINIZ OLSUN

Gezende İlköğretim Okulu

Geçmişten günümüze kadar devam eden bir dengesizlik vardır.Aslında dengesizlikten çok,bahsettiğimiz konu bir imkansızlıktır.Okuyamama,ya da imkan olduğu halde okumama OKUMANIN bizlere neler kazandıracağını bilememekten kaynaklanmaktadır.Ama biz okuduğunda ne kazanacağını bilen,imkan olmadığı halde okuyabilmek için her çareye başvuran KÖY İLK ÖĞRETİM OKULLARININ okuyan cevherlerden bahsetmek istiyoruz.Şuan yarı yıl tatili içerisinde bulunmaktayız,köyde okuyan öğrenciler belki şehirde okuyan arkadaşlarından biraz şanslılar ama bu şans eğitim ve öğretim açısında değil,kültürel faaliyet açısından değil,sosyal faaliyetler açısından değil.Şu an şehirde yaşayan öğrencilerin bir bölümü dershanelerde,bir bölümü özel ders almakla meşgul,bir bölümü de mecburiyetten evde ders çalışmaktalar.Köyde okuyan öğrencilerin ne dershaneleri var,ne özel öğretmen tutacak bir durumları var ,ne sosyal bir aktivite var,ne kültürel faaliyetlere katılma var ……….şanslı yanları ise diğer arkadaşlarından ;tabi’i ki şans denilirse saydığımız bu etkinliklerin hiç birine sahip olmamaları ve yarı yıl tatilini hiçbir faaliyete katılmadan dinlenerek geçirmeleridir.Köyde okuyan öğrencilerimizin dinlenmeleri de farklı dır diğer arkadaşlarından;köydekiler dinlenirken keçi koyun otlatır bazıları,tarlanın taşını temizler bazıları,bahçedeki işlerde babasına yardım ederek yarı yıl tatilini bu şekilde dinlenerek geçirirler.Bu dengesizlik maalesef eğitim açısından ülkemiz gerçeklerindendir.

Köyde okuyan öğrencilerimiz gerçekten okumaya oldukça gayretlidirler. Çünkü alternatifleri yoktur okumaktan başka ama nasıl okuyup diğer imkanlara sahip arkadaşlarıyla aynı kulvarda yarışacaklar.Köyde ne dershane var,ne ihtiyaçlarını karşılayacak kırtasiye var,özel ders alacak durumları zaten mümkün değil,çünkü bırakalım bunları bazı dersleri öğretmen olmadığından boş geçiyor yada branşı olmayan öğretmenler tarafından telafi edilmeye çalışılıyor.


 
 
AİLEDE ÇOCUK EĞİTİMİ… PDF Yazdır e-Posta
2010

AİLEDE ÇOCUK EĞİTİMİ…

       Hepimiz çocuğumuzu en güzel bir şekilde yetiştirmek isteriz. Ama birçoğumuz, çocuğumuzu istediğiz şekilde eğitemediğimizden, televizyon, internet, arkadaş çevresi gibi etkenlerin çocuk üzerinde daha etkin olduğundan muzdaribiz. Hemen hepimiz çocuğumuza bir şey söylerken ‘Ben senin yaşındayken ……..’ der ve devam ederiz.  Şunu unutmamalıyız ki, biz çocuklarımızı bizim yaşımızdaki gibi değil, yarına göre yetiştirmeliyiz. Elbette ki kendi yaşamımızdan örnekler vereceğiz ama, bunu abartmadan. O halde nasıl bir yol takip etmeliyiz.

      Eğri ağacın doğru gölgesi olmaz. Bizler çocuklarımıza iyi bir örnek olmak zorundayız.
Kendisini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez. “Kendisi himmete muhtaç dede / Nerede kaldı gayriye himmet ede…”  Bu konunun uzmanlar demişlerdir ki “Bir çocuk altı yaşına kadar karakter terbiyesini almış olur.” Çocuk bunu nereden alacaktır? Elbette ailesinden. Bir çocuk için en güzel örnek anne ve babasıdır. Anne baba ne ise karakter ve yapı olarak evladı da, çoğu zaman ona çeker


 
 
  PDF Yazdır e-Posta
2010

 

 Yolculuk yaparken küçük ilçelerden, köylerden geçersiniz hani, kâh büyük şehirlerden kâh beldelerden etrafınızı seyrederek yolun ve yolculuğun tadını çıkarmaya çalışırsınız. Geçtiğiniz yerler bakımlı ve güzel ise biraz imrenerek belki birazda kıskanarak incelersiniz çevreyi, yok eğer bakımsız ve geri kalmış ise içinizden halkına ve belediyesine kızar, küfredersiniz belki de. İnsan bazen gittiği yerde hiç ummadığı manzaralarla karşılaşır, düzenli bir yerleşim birimi, hayırsever iş adamları tarafından yapılan güzel yatırımlar, yaşadığı yöreyi kalkındırmak için çabalayan insanlar… Yaşadığı yöreyi kalkındırmaya, güzelleştirmeye, yaşanabilir bir yer haline getirmeye çalışan, çabalayan insanlar dedim ya bu nokta çok önemli çünkü maddi durumu iyi olan insanlar genellikle büyük şehirlere göç ederek konforlu bir hayatı tercih eder, memleketlerine, doğup büyüdükleri yörelere dönüp bakmazlar. Ancak ayrılsalar bile baba ocaklarından vazgeçemeyip doğdukları yöreyi yatırımlarla kalkındırmaya çalışan insanlarda yok değil. İşte en güzel örnek Ermenek ve


 
 
Karaman İl Özel İdaresi Sözleşmeli Personel Alacak PDF Yazdır e-Posta
2010

Karaman İl Özel İdaresi Sözleşmeli Personel Alacak

Personel alımı

   Karaman İl Özel İdaresinde sözleşmeli olarak çalıştırılmak üzere aşağıda sayısı ve unvanları belirtilen personel, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi ve “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı”nda değişiklik yapan Ek Madde-2’deki son fıkrasına göre 2008 KPSSP3 (B) puanı esas alınarak sözleşmeli personel alınacaktır. Alınacak her unvan için boş kadronun 5 (Beş) katı eleman puan sıralamasına göre başvurular arasından tespit edilerek sözlü sınava tabi tutulacaktır. Sözlü sınava katılmaya hak kazananlar ve sınav tarihi kurumun internet sayfasından (www.karamanozelidare.gov.tr) duyurulacaktır. Sözlü sınavda başarılı olanlar sözleşmeli personel olarak atanacaklardır.


Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
GEZENDE DEN HABER VAR (KÖYLÜLERİMİZİN SELAMI VAR) PDF Yazdır e-Posta
2010

GEZENDE DEN HABER VAR (KÖYLÜLERİMİZİN SELAMI VAR)

Haberimizin başlığına bakıp da diyebilirisiniz belki-bayram değil seyran değil –bu selam nerde çıktı diye.Yada diyebilirsiniz belki köydeki vatandaşlarımız selam söylediklerine göre kesin bir bildikleri vardır diye de düşünebilirsiniz.Aslında bir yerde veya köyde huzur varsa bayram demektir,birlik beraberlik varsa bayram demektir,saygı ve sevgi varsa bayram demektir,

köyümüzün dışarıdaki yaşayanları sıla-i rahime dikkat ediyorlarsa bayram demektir,köyüne hizmette yarışılıyorsa bayram demektir,hayır ve hasenatta yarışılıyorsa bayram demektir,ve en önemlisi köyünü ,köylüsünü,sahip olduğu değerlerini seviyorsa işte orda her zaman bayram var demektir.Eğer bunlar yoksa tüm bayramlar sadece dil ile söylemekten başka ve kendimizi atlatmaktan başka bir şey değildir.her günümüzü bayram gününe çevirmek o kadar da zor olmamalı.Özellikle köylülerimizin şuana kadar tüm zorlukları yenerek köyüne ve insanına sahip çıktığı bir gerçektir.Halkımızın eğitim seviyesi oldukça yüksek olması,geçmiş dönemlerde ve günümüzde de tüm zorluklara rağmen eğitime ve geleceğe yatırım konusun da son derece titiz davranılması bir gerçektir.ayrıca insana ve gelecek nesillerin iyi yaşam sürdürmesinin yanın da en önemli yatırım köyümüze yapılan hizmetlerdir.her dönem günün şartlarına köylümüzün ihtiyacına göre halkımızın katkısıyla birçok hizmetler yapılmış ve yapılmaya da devam edilmektedir.

Tabii ki halkımızın katkısıyla yapılan hizmetler köylülerimizin ekonomik durumuna göre değişmektedir.Bazıları maddi olarak yardımını yapmakta,bazıları bedene yardımını yapmakta,bazıları güzel fikirleriyle yapmakta,bazıları hiç bir şey yapamıyorsa gidip bakkaldan bir kilo lokum alarak veya bir bardak çay vermekle bu hizmete katkıda bulunmakta ve en önemlisi de eğer hiçbir şey yapamıyorsa yapan ve yaptıranlara DUASI ile katkıda bulunmakta ve sonuçta herkesin çorbada katkısı bulunmaktadır.Tabii ki köyde yaşayan vatandaşlarımız bu şekilde köyü için ,geleceği için,geçmişi için bu kadar fedakarlık yaparken dışarıdaki yaşayan köylülerimizde asla köyünü unutmadığını ve asla irtibatı kesmediğini köyü ve köylüsü için geçmişi için şu ana kadar her türlü yardımların esirgemeden yaptıkları bir gerçektir.Bu yönü ile dışarıdaki köylüleri ile köy halkının son derce irtibatlı olması bakımında örnek bir köy olduğunu da kimse unutmamalıdır.Yine günümüzün getirdiği teknolojik yenilikler doğrultusunda ve özellikle bilgisayar ortamında köyümüze katkı sağlayan internet sitelerinin çok büyük payı olduğunu unutmamak gerekir.